
Obezite ameliyatı için gelen hastaların çoğu, ameliyata uygun olup olmadıklarına tek bir sayıyla karar verildiğini düşünür. Değerlendirme gerçekten vücut kitle endeksi ile başlar; ancak yalnızca bu ölçüte dayanmaz.
1. Vücut Kitle Endeksi: Tanımı ve Sınırları
Vücut kitle endeksi (VKİ), ağırlığın boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. Dünya Sağlık Örgütü sınıflandırmasına göre:
- 18,5 altı: Zayıf
- 18,5–24,9: Normal
- 25–29,9: Fazla kilolu
- 30–34,9: Obezite, 1. derece
- 35–39,9: Obezite, 2. derece
- 40 ve üzeri: Obezite, 3. derece (morbid obezite)
VKİ bir tarama ölçütüdür, tanı aracı değildir. Kas kütlesini, yağ dağılımını, yaşı ve eşlik eden hastalıkları hesaba katmaz. Bu yüzden kaslı birini olduğundan kilolu, kas kaybı olan yaşlı birini ise olduğundan zayıf gösterebilir. Yine de hesaplaması kolay olduğu için değerlendirmeye hâlâ VKİ ile başlanır.
Kendi değerinizi vücut kitle endeksi hesaplama sayfamızdan öğrenebilirsiniz.
2. Kılavuzlarda Tanımlanan Eşikler
- VKİ 40 ve üzeri: Başka bir hastalık olmasa bile ameliyat düşünülebilir.
- VKİ 35–39,9: Kiloya bağlı bir hastalık varsa ameliyat düşünülebilir. Örneğin tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması ya da diz ve kalçada kireçlenme.
- VKİ 30–34,9: Özellikle ilaçla kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet varsa ameliyat düşünülebilir.
Önemli Not: Bu değerler ameliyat olacağınızı değil, ameliyatın düşünülebileceğini gösterir. Karar, muayene ve tahlillerden sonra verilir.
3. Vücut Kitle Endeksi Dışında Değerlendirilen Ölçütler
- Kilo verme girişimlerinin öyküsü: Beslenme düzenlemesi ve fiziksel aktivite ile yapılmış ciddi bir denemenin varlığı ve sonucu sorgulanır. Ameliyat, ilk denenecek tedavi değildir.
- Komorbiditelerin durumu: Şeker hastalığı ne kadar yeniyse ve ne kadar iyi kontrol altındaysa, ameliyattan sonra düzelme ihtimali o kadar yüksektir.
- Yeme davranışı: Tıkınırcasına yeme bozukluğu, gece yeme sendromu veya yüksek kalorili sıvı tüketimi alışkanlığı ameliyat öncesinde ele alınmalıdır. Mide hacmi küçülür; davranış kendiliğinden değişmez.
- Takibe uyum: Sleeve gastrektomi, yaşam boyu süren klinik takip ve vitamin desteği gerektirir.
- Gastroözofageal reflü varlığı: Belirgin reflü ve hiatal herni bulunan hastalarda sleeve gastrektomi semptomları artırabilir; bu olgularda alternatif yöntemler değerlendirilir.
4. Cerrahinin Uygun Olmadığı veya Ertelendiği Durumlar
- Tedavi edilmemiş ağır psikiyatrik hastalık
- Aktif madde veya alkol kullanım bozukluğu
- Ameliyatı fazla riskli hale getiren kalp ve akciğer hastalıkları
- Gebelik ve yakın dönemde gebelik planı
Bu durumların bazıları kalıcı bir engel değildir; tedaviden sonra ameliyat yeniden düşünülebilir.
5. Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) Nedir?
Sleeve gastrektomide midenin büyük kurvatur boyunca önemli bir bölümü çıkarılır; geriye tüp biçiminde dar bir mide kalır. Etki mekanizması iki yönlüdür:
- Kısıtlayıcı etki: Alınabilen besin hacmi azalır.
- Hormonal etki: Açlık hissinin düzenlenmesinde rol oynayan hormonların salgılandığı mide bölümü çıkarıldığı için iştah azalır.
İşlem laparoskopik yöntemle uygulanır. Bağırsak devamlılığı değiştirilmediğinden, malabsorpsiyon gastrik bypassa kıyasla sınırlıdır; buna karşın vitamin ve mineral takibi gereklidir.
6. Cerrahi Tek Başına Yeterli midir?
Hayır. Sleeve gastrektomi, kilo kaybını mümkün kılan bir araçtır; süreci sürdüren unsur hastanın beslenme düzeni, fiziksel aktivitesi ve takibe devamlılığıdır. Kiloların büyük kısmı ilk yıl verilir. Sonrasında kiloyu korumak, yeme ve hareket alışkanlıklarına bağlıdır.
Bu nedenle değerlendirme yalnızca cerrahi ile sınırlı kalmaz; beslenme ve diyet uzmanı, endokrinoloji ve gerektiğinde psikiyatri sürece dahil edilir.
7. Olası Riskler
Her cerrahi girişimde olduğu gibi sleeve gastrektominin de riskleri bulunmaktadır. Hastanın bunları ameliyat öncesinde bilmesi gerekir.
- Kaçak: Dikiş hattından sızıntı. Nadir görülür ancak en ciddi erken dönem komplikasyonudur; erken tanı belirleyicidir.
- Kanama ve tromboemboli: Erken mobilizasyon ve koruyucu tedavi ile risk azaltılır.
- Reflü: Ameliyat sonrası yeni ortaya çıkabilir veya mevcut reflü artabilir.
- Vitamin ve mineral eksiklikleri: Düzenli kan tahlilleri ve takviye ile önlenir.
- Yeniden kilo alma: Yeme alışkanlıkları zamanla eskiye dönerse verilen kilolar geri alınabilir.
Ayrıntılı bilgi için obezite cerrahisi sayfamızdaki risk bölümünü inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Vücut kitle endeksim 35'in altındaysa tüp mide yapılabilir mi?
VKİ 30–35 aralığında, özellikle ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan tip 2 diyabet varlığında metabolik cerrahi güncel kılavuzlarda değerlendirilebilmektedir. Eşlik eden hastalık yoksa cerrahi genellikle ilk seçenek değildir; ameliyatsız yöntemler gündeme gelebilir.
Tüp mide ameliyatı geri alınabilir mi?
Hayır. Sleeve gastrektomide midenin bir bölümü çıkarıldığı için işlem geri alınamaz. Bu nedenle karar, ayrıntılı değerlendirme ve hastanın süreci tam olarak anlaması sonrasında verilir.
Ameliyat öncesinde hangi tetkikler yapılır?
Kan tahlilleri, üst endoskopi, karın ultrasonu ve gerektiğinde kalp ve solunum değerlendirmesi yapılır. Beslenme değerlendirmesi ve gerektiğinde psikolojik değerlendirme de sürecin parçasıdır.
65 yaş üstünde tüp mide ameliyatı yapılır mı?
Yaş tek başına kesin bir engel değildir. İleri yaşta karar; genel sağlık durumu, eşlik eden hastalıklar ve ameliyattan beklenen fayda ile risklerin dikkatle tartılmasıyla verilir.
Sonuç
Vücut kitle endeksi bir başlangıç noktasıdır, karar değildir. Eşiğin üzerinde olmak cerrahinin uygun olduğunu göstermez; eşiğin bir miktar altında kalmak ise baştan dışlanma anlamına gelmez. Karar; muayene, laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri ile komorbiditelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda verilir.
Kaynaklar
- Eisenberg D, Shikora SA, Aarts E, et al. 2022 American Society for Metabolic and Bariatric Surgery (ASMBS) and International Federation for the Surgery of Obesity and Metabolic Disorders (IFSO): Indications for Metabolic and Bariatric Surgery. Surgery for Obesity and Related Diseases, 2022.
- World Health Organization. Obesity and overweight — Fact sheet.
- Mechanick JI, Apovian C, Brethauer S, et al. Clinical Practice Guidelines for the Perioperative Nutrition, Metabolic, and Nonsurgical Support of Patients Undergoing Bariatric Procedures — 2019 Update. Surgery for Obesity and Related Diseases, 2020.

Yazar
Op. Dr. Ömer Bilgehan Poyrazoğlu
Genel Cerrahi ve Obezite Cerrahisi Uzmanı
2002 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 2012 yılından bu yana genel cerrahi uzmanı olarak çalışıyor. Obezite ve metabolik cerrahi, laparoskopik cerrahi, reflü, fıtık ve kolorektal cerrahi alanlarında hasta kabul ediyor. Büyük Anadolu Hastanesi Darıca.
Özgeçmiş ve uzmanlık alanları →